En Değerli 3 Şirket Nasıl Kuruldu?

0
51
views

Bu yazımı geçenlerde paylaşmış olduğum “ https://www.ahmetbah.com/ulkemizdeki-girisimcilerin-hali-nicedir.html ” yazısının sonunda bahsettiğim büyük şirketlerin kuruluşu hakkında daha geniş bilgi vermek için yazıyorum. Size yaşadığımız zamanın “En Değerli 3 Şirket” inin nasıl kurulduğundan bahsedeceğim. Bu şirketler sırasıyla Apple (609,50 milyar dolar), Google (398,60 milyar dolar), Microsoft (384,64 milyar dolar). Hadi bu milyar dolarların kökü neymiş, gelin beraber inceleyelim.

Apple – Steve Jobs (609,50 milyar dolar)

Adı her ne kadar “Steve Jobs” olsa da Steve abimiz Arap bir ailede Dünya’ ya geldi. Doğduktan bir hafta kadar sonra Kaliforniya’ da yaşayan bir çifte evlatlık olarak verildi.

Üniversite yıllarında okulu bırakması nedeniyle, ailesinin bütün yatırımını kendi okuluna harcatmak zoruna bıraktı. Ailesi bütün birikimini Jobs’ ın okuyacağı üniversiteye yatırdı. Jobs okulu bıraktı ve bu sayede istediği derslere istediği zaman girebileceğini düşünüyordu. Ancak o zamanların çok da kolay geçmediğini belirten Jobs, o zamanlar için şöyle söylüyor:  “Bu aslında hiç de romantik bir durum değildi. Yurt odam olmadığından arkadaşlarımın odalarında yerde yatıyor, kola şişelerinin 5 sentlik depozitolarıyla yemek alıyor, her Pazar akşamı güzel bir yemek yemek için 7 mil uzaklıktaki Hare Krishna kilisesine gidiyordum”.

Üniversiteyi bırakıp hayalleri peşinde koşan Jobs, dönemin en iyi kaligrafi dersinin verildiğini düşündüğü Reed Üniversite’sinde kaligrafi dersi alıp nasıl yapıldığını öğrenmeye karar verdi. Bu derslerin almasının sebebini daha sonra üretmeye başlayacağı mac ve aslında tüm bilgisayarların görsel tasarımı için temel kaynak olduğunu söyleyen Jobs bunu şöyle ifade ediyor: “Eğer o derse hiç girmemiş olsaydım, Mac hiç çok yönlü yazı karakterlerine veya boşlukları doğru orantıda kullanan fontlara sahip olmayacaktı. Windows da Mac’ten kopyaladığına göre, hiçbir kişisel bilgisayarın bunlara sahip olmayacağı muhtemeldir.”

Şuanki bilgisayarların harika bir tipografiye sahip olmasını, o zamanlar aldığı kaligrafi derslerinin bir sonucu olduğunu söylüyor Jobs.

Jobs liseden arkadaşı Steve Wozniak ile birlikte 1976 yılında Jobs 21, Wozniak 26 yaşındayken Apple Computer Co.’yu Jobs’ın ailesinin garajında kurdular. İlk piyasaya sürdükleri bilgisayarın adı Apple I’dı. İlk bilgisayarları fazla dikkat çekmemiş fakat 1977’de piyasaya sürdükleri Apple II ev piyasasında sağlam bir yer elde etmiş ve Apple’ın yerini sağlamlaştırmıştı. Artık piyasada büyük bir değere sahip olan Apple, Jobs önderliğinde kendini yenilemeye sürekli devam etti.

Ancak işler hiç de beklendiği gibi gitmedi. Kendisini sürekli yenileyen Apple bir ara düşüş dönemine geçti. Apple’ ı John Scully (O zaman Pepsi-Cola’nın CEO’su) ile beraber yönetebileceğini düşünen Jobs: “Ömrünün sonuna kadar sadece şekerli su mu satmak istiyorsun yoksa dünyayı değiştirmek mi istiyorsun?” sözleriyle John Scully’ i Apple’ ın yeni CEO’ su haline getirdi. İlk seneden sonra fikir konusunda zıtlık yaşadılar ve bir noktadan sonra fikirleri birbirinden tamamen ayrıldı. Yönetim kuruluyla zıtlıklar yaşayan Jobs ne yazık ki kendi kurduğu şirketten kovuldu.

Apple’dan kovulmasını başına gelebilecek en güzel şey olarak değerlendiren Jobs, Apple’dan ayrılıdığı halde işini hala çok sevdiğini fark ettiğinde NeXT Computer’ı kurdu. Fazla tanınmayan bu bilgisayardaki birçok yenilik daha sonra MAC OS X’de görülecekti.

Aynı dönemde kurduğu animasyon firması olan Pixar ile ilk olarak Oyuncak Hikayesi’ni ardından Kayıp Balık Nemo, Arabalar, İnanılmaz Aile gibi başarılı çizgi filmler yaptılar. Başarılı çizgi filmlerinin ödülü de tabii ki Oscar’ dı.

1996 yılında Apple, Jobs’u geri getirmek için NeXT’i satın aldı ve Apple artık NeXT’te geliştirilen teknolojiyle son halini almıştı. MAC OS X işletim sistemi de temellerini NeXT’ten almıştır.

Jobs artık şirketi sadece bilgisayar şirketi olmasının ötesinde ürün yelpazesini genişleterek iPod’u piyasaya sürerek müzik sektörüne de atılmıştı. Jobs önderliğindeki Apple daha sonra iPad, iPhone gibi alanında lider ürünleri piyasaya sürdü.

Tüm bunların sebebinin Apple’dan kovulması olduğuna inanan Jobs, kendisini acı da olsa bu ilaca ihtiyacı olan bir hasta olarak değerlendiriyor.

“Asla yılmayın, vazgeçmeyin, inanın, kalbinizin sesini dinleyin ve yaptığınız işi sevin!” Jobs’un gençlere tavsiyeleri ise bu yönde.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com – http://www.kigem.com

Google – Sergey Brin ve Larry Page (398,60 milyar dolar)

Hayatımızın belki de artık olmazsa olmazlarından olan Google, özel bir şirket olarak 4 Eylül 1998 tarihinde kuruldu ve 19 ağustos 2004 tarihinde halka arz edildi. Google’ ın kuruluş süreci, o zamanlar Stanford Üniversitesi’nde doktora okuyan Larry Page ve Sergey Brin’ in araştırma projesiyle 1996 Ocak ayında başladı. İlk olarak 4 Eylül 1998 tarihinde özel bir şirket olarak kuruldu ve 19 Ağustos 2004 tarihinde halka arz edildi. İlk etapta “google.stanford.edu” adresinden hizmet vermiştir.

1996 yılının ilk aylarında ”BackRub isimli arama motoru üzerinde çalışır ve geliştirirler. Planlarına göre sitelerinin bir sunucu içinde barınması gerekmektedir. Fakat o zamanlar sunucular çok pahalı olduğu için ve maddi imkansızlıklardan dolayı düşük kapasiteli bilgisayarlardan iyi bir sunucu oluştururlar.
1998 yılında sistemlerini dahada geliştirir ve terabayt boyutunda diskler alırlar bu disklerle Google’nin ilk veritabanını oluştururlar.Bu veritabanınıda Larry Page’in yurttaki odasına kurarlar. Bu zamanlar içerisinde potansiyel yatırımcılar ve arama teknolojileri ile ilgilenen şirketler için Stanford Üniversitede’sinde bir ofis açarlar.Şirketleri ve yatırımcıları buraya çağırır burada görüşürler.

Yahoo!’nun kurucusu olan David Filo ile kurdukları ofiste görüşme ayarlanır. David Filo yaptıklarını taktir ederek sistemlerini geliştirip onları bir şirket kurmaya teşvik eder. Sistemi tam geliştirip bitirdiğinizde konuşalım mesajını verir. Bunun ardından diğer şirketlerden de yatırımcılardan da destek alamazlar kimse proje ile ilgilenmez.

İki ortak bu noktadan sonra kendi başlarına hareket etmeye karar verir. Öncelikli olarak maddi destek bulmaları gerekmektedir, çünkü Google için satın aldıkları terabayt boyutundaki sabit diskleri alırken kullandıkları kredi kartı borçlarını ödemeleri gerekir. Bunun için kendilerine bir yatırımcı ararlar. İlk ziyaret ettikleri Microsystems’in kurucularından Andy Bechtolsheim’dir. Andy Bechtolsheim projeyi beğenir ve projede sağlam bir gelecek olduğunu düşünüp acele ile Google Inc. adına 100.00$ lık bir çek yazar. Ancak yasal olarak Google Inc. şirketi var olmadığı için çeki bozduramazlar, çek bir süre bekler. Larry Page & Sergey Brin çeki bir an önce bozdurmak için şirket kurmaları gerektiğinden aile,arkadaş ve diğer çevresinden şirketin ilk sermayesi için yeterli miktarda para toplarlar.

7 Eylül 1998’de Kaliforniya’da Menlo Park’taki garajın hemen bitişiğinde daha doğrusu garanjın içinde bir yerde bir çalışma ofisi oluştururlar.(Bu sebenten ötürü internette, “Google garajda kurulmuştur.” bilgileri mevcuttur.) Artık Google kurumsal bir şirket olduğu için Google ınc. adına hesap açıp daha önce aldıkları çeki bu hesaba aktarırlar. Sonrasında şuan kullandığımız ve artık hayatımızın bir parçası olan Google’ ı o garajın sınırları içerisinde yapıp insanların hizmetine sunarlar. Zaman içinde giderek gelişen Google, basındada yayılmaya başlar. Aynı yıl PC Magazine dergisinden en iyi 100 site arasında yer almakta ve 1998 yılının en iyi arama motoru seçilmektedir. Buda Google’ a Dünya üzerinde tanınma imkanı vermiştir.
Google bu aşamalardan sonra çok hızlı bir şekilde büyümüş ve yayılmıştır.Zamanla büyük şirketlere rakip olmuştur.

Halka arzın gerçekleştiği dönemde, Larry Page, Sergey Brin ve Eric Schmidt, 2004 yılında önlerindeki yirmi yıl boyunca, yani 2024 yılına kadar Google’da birlikte çalışmak üzere anlaştılar. Yani bu da demek oluyor ki 7 yıl sonra Google’ da bir yönetim değişikliği söz konusu olacak, ya da sözleşme yenilenecek.

İmkansızlıklar karşısında pes etmeyip, sorun büyüten değil, çözüm üreten insanların kurduğu Google’ ın neden başarılı olduğu gayet açık. Bu iki ortağa sonsuz teşekkür ederiz.

Kaynak: grafikerler.org – hurriyet.com.tr

Microsoft – William Henry Bill Gates (384,64 milyar dolar)

Microsoft, 1975 yılında Amerika’da iki üniversite öğrencisi tarafından kuruldu. “Her masaya bir bilgisayar” projesiyle yola çıkan bu iki öğrencden en bilineni ve asıl kurucusu ünvanını taşıyan Bill Gates’tir. Çünkü diğer öğrenci Paul Gardner Allen bilinmeyen bir sebepten dolayı şirketten ayrılmak zorunda kaldı.

Bill Gates 28 Ekim 1955 Seattle/Washington’da avukat bir babayla (herkes çiftçi olduğunu sanar) öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Henüz 12 yaşındayken özel bir okulda ilk informatik (bilişim) kurslarına gitti. Okul arkadaşı Paul Allen ile birlikte boş zamanlarını çoğunlukla bilgisayar yazılımları üzerinde çalışarak geçiriyordu.

Yakınlarındaki bir şirketin büyük bilgisayarını para ödemeden kullanabilmek için, iki arkadaş kullanıcılar için bug (yazılım hatası) arayıp onları düzeltme konusunda çalışıyorlardı. Bu şekilde bilgisayar konusunda uzmanlaşan öğrenciler, 1972’de ilk şirketlerini (Traf-O-Data) kurdular. Bu şirket bir trafik sayım ve kontrol sistemi için yazılımlar üreterek hemen 20.000 dolarlık satış yaptı. Gates bundan bir yıl sonra TRW adlı silah işletmesinde staj gördü.

Kişisel bilgisayarlar 1970’li yılların ortasında henüz gelişimlerinin ilk aşamasında bulunuyorlardı. MITS şirketinin Altair adını verdikleri yaptıkları en önemli numunesi henüz tekbiçim, kullanılabilir bir yazılıma sahip olmayıp ancak tamamlanmamış bir işletim sistemine sahipti. Gates ve Allen’ın, Altair için 1974’te geliştirdikleri yazılım dili BASIC sayesinde bilgisayar kullanıcıları programlarını kendileri yazabiliyorlardı. MITS şirketi genç araştırmacılardan pazarlama ruhsatını satın alarak kendilerine sistemi daha da geliştirmeleri için sipariş verdi. Bill Gates bunun üzerine ve Microsoft projesinin gelişebileceği düşüncesiyle Harvard Üniversitesi’ndeki Hukuk eğitimini yarıda bırakıp New Mexico eyaletinde Microsoft’un temellerini attı. Böyle sayısal bir öğrencinin TM’ den hukuğa gitmesi de “Acaba babası mı zorladı? Babasının mesleğiyle bir alakası var mı?” diye düşündürüyor insanı 😀

Microsoft, kendini azimle mikro bilgisayarlar için yazılımı geliştirmeye adayan o zamanlarki ilk şirketlerden biridir. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra General Electric gibi şirketler, devamlı müşterileri arasında bulunmaktaydı. Gates 1977’de, aletlerini BASIC ile donatabilmek amacıyla, Apple, Tandy ve Commodore gibi PC (Personal Computer – Kişisel Bilgisayar) üreticileriyle lisans sözleşmeleri imzaladı. Ayrıca FORTRAN, COBOL ve Pascal gibi yazılım dillerini geliştirmekle, Microsoft’a bir üstünlük ve uluslararası pazar yolunun kendilerine açılmasını (1978’den sonra ilkin Japonya olmak üzere) sağladı. Gates 1979’da yalnızca 13 çalışanıyla yaklaşık 3 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirebildi.

PC’ler için yazılması gereken işletim sistemi teklifinin Gary Kildall tarafından reddedilmesinin ardından IBM, Gates’e yöneldi. Gates, Seattle Computer Products(SCP) şirketinden 50.000 $ karşılığında “DOS” işletim sistemini satın aldı ve SCP’de DOS yazılımcılarından biri olan Tim Paterson’ı kadrosuna dahil etti. DOS işletim sistemi IBM’in ihtiyaçları doğrultusunda değiştirilerek MS-DOS adını aldı. MS-DOS (Microsoft Disc Operating System – Diskli İşletim Sistemi) 80’li yıllarda dünya çapında satış rekorları kırdı (120 milyon küsur).

Gates akıllıca bir öngörüyle haklarını mahfuz tutarak diğer donanım üreticilerine de satış yapabildi. Bunu izleyen zamanda giderek daha çok şirket IBM ile bağdaşan aygıtları piyasaya sürünce, geliştirdikleri işletim sistemi bütün bilgisayarlar için tek biçim hale geldi. Bu arada 1.000 çalışanı olan şirket, 1980’li yılların ortasından sonra Avrupa’da şubeler kurdu. Şirketin başkanlığını yürüten Gates, tutarlı ekip çalışmasına ve katı bir verim ilkesine önem veriyordu. Bütün çalışanların verimleri altı ayda bir değerlendirilmekteydi. Şuan Dünya’ nın en değerli şirketlerinden biri olması da bunun sonucudur herhalde.

Gates, yazdığı işletim sistemine paralel olarak uygulama yazılımları alanında da son derece başarılı çalışmalar ortaya koyuyordu. Multiplan Çizelge Hesap Yazılımından (1982) sonra, 1983’te ilk kez fareyi (mouse) kullanan “Word” adlı metin işleme sistemini başlattı. Özellikle Word Avrupa’da çok satılırken, ABD’de Lotus 1-2-3 ve WordPerfect adlı rakipleri karşısında, ancak yavaş yavaş başarıya ulaşabildi.

Microsoft’un yazılım alanındaki mutlak başarısı, Apple şirketinin kendilerine verdikleri siparişle gerçekleşti. Macintosh adını verdikleri örnek oluşturacak nitelikteki bilgisayar için çeşitli uygulama sistemleri (örneğin Word ve Excel) geliştirildi. Gates şirketini 1986’da anonim şirkete çevirdi. Aradan çok geçmeden yalnız kendi payının (% 45) borsa değeri 1 milyar doların üzerindeydi.

MS-DOS işletim sisteminin grafik bir iyileştirmesi olan Windows’un geliştirilmesi çalışmalarına Gates 1985 yılında başlamıştı. Windows’u piyasaya sürdükten (1987) üç yıl sonra bir pazarlama kampanyasıyla başarılı oldular. Microsoft bu sistemi sürekli olarak daha ileri yazılım elemanlarıyla genişletiyordu. Gates özellikle Windows’u daha basit ve daha kullanışlı bir biçime sokmaya önem veriyordu. Microsoft 1993’te tartışmasız piyasanın lideriydi (yıllık ciro: 36 milyar dolar; borsa değeri: 140 milyar doların üstünde).

Kaynak: http://www.teknolojioku.com

Hala daha piyasanın lideri olan Microsoft, ara ara “Windows Vista” gibi hatalar yapsa da gün geçtikçe kendisini geliştiren ve  yeniliklere ayak uyduran bir şirket oldu. İşletim sistemi olarak en son Windows 10′ u piyasaya süren Microsoft son zamanlarda, yazmış olduğu ilk oyunlardan biri olan Age of Empires’ ı yenileme sürecine giriyor. Yeni çıkacak Age of Empires hakkındaki yazımı bu linkten: https://www.ahmetbah.com/age-of-empires-definitive-geliyor-aoe.html okuyabilirsiniz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here